Karpal Tünel Sendromu

Karpal Tünel Sendromu (KTS), ele giden 3 sinirden en büyük olan median sinirin el bilek seviyesinde sıkışmasıdır. Kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha fazla görülür. Özellikle ofis ortamında uzun süreli bilgisayar başında çalışma veya ev işleri yaparken ütü, yer silme gibi tekrarlayan el bilek hareketlerini fazla yapanlarda daha sık görülmektedir. En sık görüldüğü dönem 40 yaş ve üzeri yaş grubudur. Şeker hastalarında daha sıktır ve şikayetler de genelde daha belirgindir. Hamilelerde özellikle son 3 ayda sık görülür ve hamilelerin neredeyse 1/3’ünde farklı derecelerde olmak üzere sinir sıkışması görülmektedir. Hamilelik döneminde tüm vücutta artan ödemin el bilekte de artmasıyla sinir sıkışmasına neden olması sonucu ortaya çıkar. Hamileliğin sonlanması ve vücuttaki ödemin ve metabolizmanın normalleşmesiyle de sinir sıkışması genelde kendiliğinden düzelir.

KTS’unda ağrı olabilir fakat nadir ve hafif düzeylidir. Asıl bulgu başparmak, işaret parmağı ve orta parmaktaki uyuşmadır. Uyuşmanın derecesi ilk başlarda hafiftir fakat zamanla ilerleyici olabilir. İlerlemenin süresi yapılan işe ve tekrarına bağlı olarak değişmektedir. Özellikle el bilekleri aşağıya bükülmüş durumda uzun süre sabit pozisyonda durulması (bilgisayar başında yazı pozisyonunda) hem sıkışmanın derecesini hem de uyuşmanın şiddetini artırır. Bu nedenle yapılan işe ara vererek eli ve el bileğini hareket ettirmek sinirin rahatlaması açısından faydalı olacaktır. Gece uykuda el bileğinin uzun süreli sabit pozisyonda bükülü kalmasıyla bir müddet sonra, gece uykudan uyandıracak derecede şiddetli gece uyuşmaları başlayabilir.

KTS’unun teşhisinde muayene önemlidir. El bileğinin aşağıya doğru bükülmesiyle yapılan 60 saniyelik testte, uyuşma ne kadar erken başlarsa genelde sinir sıkışmasının şiddeti de o derece fazla demektir. Ayrıca el bilek üzerine parmakla vurularak yapılan sinir hassasiyet testi de önemlidir. Nöro-fizyolojik bir inceleme olan EMG, teşhisin kesinleştirilmesinde oldukça faydalıdır.

KTS’unun tedavisinde öncelikle cerrahi dışı yöntemler tercih edilmelidir. Bunlar el bilekte ödemi azaltarak siniri rahatlatacak anti-ödem ilaç tedavisi, B vitamini gibi destekleyici tedavilerdir. El bilek germe hareketleriyle yapılan fizik tedavi faydalı sonuçlar verebilir. El bileğinin zorlayıcı hareketlerini önleyecek el bilek atelinin özellikle gece kullanımı tedavide önemli yer tutmaktadır. Konzervatif yöntemlerin başarılı olmadığı durumlarda kalıcı hasar oluşmadan siniri baskıdan kurtarmak için cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Cerrahisi kısa süreli bir işlemdir hastanede yatış gerektirmez. Sadece iyileşme süreci olan 10-15 gün boyunca elin kullanımında hafif kısıtlamalar gerekmektedir.

Prof. Dr. Yakup YILDIRIM
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Karpal Tünel Sendromu
Karpal Tünel Sendromu
Karpal Tünel Sendromu